Sıfırdan Bire - Startuplar Üzerine Notlar ya da Geleceği İnşa Etmenin Yolları

Sıfırdan Bire - Startuplar Üzerine Notlar ya da Geleceği İnşa Etmenin Yolları

2019, Feb 11    

Türk olmanın ilk kurallarından birisi de daima zengin olunacak işler üzerine düşünmek ve çene çalmaktır. Çoğu zaman duyarsınız; “Şu işi yapacaksın oğlum var ya, para olacak da bu işe gireceksin” gibi cümleleri. Bazı gerçek girişimciler de düşünür, planlar ve uygular. Ve bazıları ise dehşet bir başarı elde eder. Özellikle son yıllarda Türkiyede de patlak veren bir startup kültürü var. İnsanlar artık başkasının hayallerini gerçekleştirmekle değil de kendininkilerini gerçek kılmak ile ilgileniyorlar. Bu bana inanılmaz keyifli bir olay gibi geliyor. Sanırım ben de ilerde bir girişimci olmak istediğim için bu startupları severek takip ediyorum. Bazıların başarısına halen inanamıyorum. Mesela 2019 da halka arz edilmesi beklenen unircornlardan biri olan “Peloton”. Hiç alakam olmayan Fitness sektöründe 6 yıl içerisinde 1 milyar dolar değere ulaştı. Fikirleri aşırı basit, ulan tutmaz bu diyeceğim türden ama bu insanlar ihtiyacımızın olup, farkındalığımızın olmadığı bir fikir üzerine iş kuruyorlar ve başarılı oluyor. Geçen yıl da 3 kişilik ekibi ile Google’a satılan GraphicsFuzz’a şaşırmıştım. Etrafımızda olan atıl kapasitedeki basit ve kullanılabilir fikirleri ile airbnb ve uber şaşakaldığım girişimler listesinde en üst sıradalar.

“Çok az insanın sizinle üzerinde anlaştığı hakikat nedir?” bu soruyu ilk okuduğumda tatmin edici bir cevap bulamadım kendi içimde. Peter Thiel’e göre bu soruya verilen cevapların çoğu bugünü görmenin farklı yollarını sunuyor; iyi cevaplar ise geleceği araştırmaya başlamaya olabildiğince yakın olanlar. Thiel “Sıfırdan Bire” kitabında Startuplar üzerine birkaç anekdot paylaşmış. Bazıları çok garip olmakla birlikte bazılarını uygulamadan doğru ya da yanlış olduğu sonucunu çıkaramayacağım türden. Thiel’e göre “Nasıl yapıldığını zaten bildiğimiz bir şeyi yapmak dünyayı 1’den n’e taşır. Ancak her yeni bir şey ürettiğimizde 0’dan 1’e gideriz. Bir şey yaratma eylemi tekildir, tıpkı yaratma anı gibi ve sonuçta elde ettiğimiz şey yeni ve gariptir.

Thiel’in bazı görüşleri benim daha önce düşündüğümün tam tersineydi. Mesela pazar küçüklüğünün önemi. Thiel’e göre bir startup asla büyük pazardan başlamamalı. Paypal, nike, ebay ve amazon gibi devler bile ilk başlarda küçük pazarlarda hakimiyet sağladıktan sonra büyüdüler. Ben nedense tam tersini düşünüyordum. Büyük bir pazara girmeliyim ki daha çok insana ulaşabilmeliyim gibi. İkinci farklı düşündüğüm nokta da rekabet ve tekelleşme üzerineydi. Ben rekabetin hep itici bir güç olduğunu ve yarışa girenlerin çoğunu ileri taşıdığını düşünürdüm. Thiel’e göre ise rekabetten kaçınmalı ve mümkün olduğunca tekelleşme ile çok büyük başarılar elde edilebilirmiş. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere girişimcilik olayını anlayamamışım galiba. Gerçi ben yüzyıllar öncesinden bulunan elektriği de anlamıyorum. Bir de bu telefon sesleri nasıl iletiyor ya? Allahım yoksa ben teknoloji özürlüsü müyüm, nolur olmayayım. Şaka bir yana ticari, tekelleşebileceğim, uzun yıllarca geliştirebileceğim, mümkünse milyarder olabileceğim(milyon da olur dolar ama)bir fikir bulduğumda uslu beyaz yakalı olmaktan çıkıp, startup serserisi olacağım. Hatta bakın buraya da yazayım, insanlara duyururken de “Efendiler Yarın Kendi İşimizi Kuruyoruz” diye haber vereceğim. Şuan yazması ve hayal etmesi aşırı keyifli. Geleceğin getireceklerini kalp çarpıntısı ve heyecanlanla bekliyorum. Şimdilik sıfırı geçtim, eksi bir de(-1) bile değilim. Tam olarak eksi yüzdeyim(-100) ama yarın 1 olamayacağımı kim söyleyebilir? Muhtemelen girişimcilik kelimelerde kolay gerçekten olduğundan yüz kat daha zordur eminim. Şuan çalışılan çalışma saatlerini belkide üçe dörde katlamak gerekiyor, çalışanlarla, yatırımcılarla, pazarlama ile ilgilenmek, para bulmak gerekiyor. Ama eğer fikir sağlam ise hepsine değeceğini düşünüyorum. Yoksa fazla mı pollyannayım?

Kitabı eleştirmem gereken çok önemli bir nokta var. Tamam bir kitap yazıyorsunuz da neden öne attığınız fikirlerin, önermelerin altını doldurmuyorsunuz. Thiel’de bence tam olarak bunu yapmış bu kitapta. Örneğin Ceo’lara az maaş vermek gibi bir fikri var. Bir sayfa ile bunu nasıl karşı tarafa geçirebilirsiniz ki. Bunun örneği, kaynağı ve sonuç kısımları gibi çok önemli öğeler eksik. Tabi böyle olunca da havada kalıyor yazılanlar. Bir kitap okuyucular tarafından içselleştirilmedikten sonra ne anlamı kalıyor. Keşke bunları başarabilseler de bizde daha sağlam kitaplar okuyabilsek. Sonlara doğru gelirken, Olur da bir gün lazım olursa diye, Thiel’in Startup’lara verdiği önerilerin aklımda kalanlarını derledim.

  • Rekabetten kaçın, mümkünse tekelleşebileceğin bir işe gir.(Google gibi)
  • Etrafta olan ancak görmezden gelinen atıl kapasitedeki fikirlere odaklan(airbnb gibi)
  • Şirket işlerini sır olarak tut.(Alibaba gibi)
  • Sadece senin işinin çok iyi olduğu özel ürünlerin olsun.(Google’ın arama algoritması gibi)
  • En yakın rakibinden 10 kat daha iyi ol.
  • Küçük pazardan başla.(paypal, nike, google, starbucks gibi)
  • İşe erken girmek önemli ancak son ve vurucu hamle en önemlisi.(Alibaba gibi)
  • Yönetim kurulu 3 kişi idealdir.(Halka açılmamış bir şirket ise)
  • Tam zamanlı çalışanlar önemli, uzaktan çalışma ile iletişim problemleri olabilir.
  • Çalışanlara hisse verilecekse bu hisseler gizli tutulmalı.
  • Ceo’lara az para öde.
  • Öncelik beraber çalışmaktan keyif alacağın, işten heyecan duyan çalışanları işe al.
  • Aynı şekilde farklı olan ofis kültürünü destekle.(Farklı kıyafetler giymek ama firmanın rozetini takmak - gibi.)
  • Her bir bireyin kesin olarak yaptığı iş ayırt edilmeli.
  • Reklam, pazarlama ve satış çok önemli. Yapılan işi satmalıyız çünkü o kendini satamaz, yanlızca ürün değil şirketi, çalışanlara ve yatırımcılara da satmak lazım.
  • Şirketi medyaya satmak onu herkese satmanın bir yoludur-halkla ilişki stratejileri önemli.
  • Yeri doldurulabilir bir lider değil de kendine özgü manyaklıkları olan bir birey olması daha önemli liderlerin.
  • Şirket kurucuları çok önemli, mümünse kurucuları şirkette tut.
  • Rakiplerine takıntılı olma.(Yaho’nun çin’de Alibaba ile yaşadığı gibi.)
  • İşler yolunda gitse bile keşfetmeyi bırakma. (Hp’nin 1999 dan sonra keşfetmeyi bırakıp şirket hisselerinin yerlerde olması gibi)
  • Network çok önemli.(Twitter da diğer insanlar olmasa bizim de kullanmayacağımız gerçeği gibi)
  • Birkaç yıl öncesinden ürün planlamanı yap.(Steve Jobs’un başarısındaki en büyük etken sağlam planlar yapıp bunuları gerçek kılmaktı.)

Son olarak da Sait Faik’in de dediği gibi. “Yazmasam deli olacaktım” Ebru Gulec