Merhaba Yabancı

Merhaba Yabancı

2018, Apr 15    

Bir süredir yurtta bulunan erasmus yapan Bangladeşli bir arkadaşım ile konuşuyordum. İtiraf etmeliyim başta çok utandım. İki kelimeyi bir araya getiremiyordum. Ki Fariya olmasaydı iletişime geçmekte de zorlanırdım.

Fariya

Ama o anladığımı ancak konuşamadığımı farketti ve konuşma yönündeki adımları o attı. Sonrasında ya ne salakmışım neden bu kadar çekinmişim acaba dedim. Başlarda kırk saat düşünüyordum. Belli bir cümle yapısı vardı çünkü İngilizcede. Bir şey sorulduğunda kafamda kırk saat şu zamanda cevap vereceğim, özne, yüklem, zarf vs vs derken ohooo akşam olmuş. Bu yüzden başta kelimeler ile konuşmaya başladım. Ben okula gideceğim yerine. Ben gitmek okul dedim. Ki illaki anlıyordu karşındaki insan seni. Mesele de buydu aslında. Dilin amacı da buydu. Anlatmak ve anlaşılmak. Sonra yavaş yavaş bir şeylerin ilerlediğini farkettim kendimde. Anlayabiliyorum ama konuşamıyorumdan sıra biraz konuşabiliyoruma geldi. Bu da çok büyük bir şeyin haberisiydi.

Bir dili öğrenmek koskoca bir kültürü tanımakmış aslında. Bunu hep derlerdi ama yaşamadan anlayamıyormuş insan. Fariya ile sohbet ederken Bangladeş’in kültüründen tutun da eğitim sistemini, yeme içme alışkanlıklarını, geleneksel günleri gibi bir çok şeyi öğrendim. Ki çoğunlukla da Türk kültürünü öğretmeye çalıştım. Düğünler, gelinler derken konu tarihe geldi. Osmanlıyı ve Atatürk’ü uzun uzun anlatmak istedim ama bu faslı ingilizcemi ilerlettikten sonraya erteledim.

Zaman geçtikçe bir şeylerin otomatikleştiğini ve artık gündelik konuşmalardaki cümlelerin nasıl kurulacağını, kelime zamanlarını ya da kelime dizilişlerinin nasıl olacağını düşünmeden konuşmaya başladım. Yine hata yapıyordum ama en azından bazı cümlelerim artık tamdı. Ve artık kelime bile uydurabiliyordum :) Sonra yurttaki diğer yabancı kızlarla tanıştım. Burası biraz komik hatta. Romanyalı erasmus staj öğrencisi bir kız tek başına yemek yiyordu. Ben de tesadüfen oradan geçerken yemeğin ne olduğunu sordum. Dedi ki “It is good. Lentil”. Tabiki benim gözlerde bir ışık parlaması. Ağğbii İngilizce konuşuyor bu kız dedim ve hemen oturup sohbet etmeye başladım. Artık o konuşamama, yanlış söyleme gibi korkularımı yenmiştim çünkü. Kendi yarattığım cam tavanım artık yoktu. Ve bu fazlasıyla güzeldi.

Ve İngilizce serüvenimde farkettiğim birkaç garip detay daha vardı. Örneğin geçmiş gelecek zamanda kullanılan “yapacaktım” ya da konuşma anın bir şey alırmısınız derken kurulan gelecek zaman cümleleri. Bunlarla cümle kurduğumda beni anlamadı Fariya. Ne diyo lan bu değişik der gibi suratıma baktığı da oldu hatta. Ya da ne bileyim perfect tense ve türevleri ile çok cümle kurduğumu hatırlamıyorum. Yani anlayacağınız teoriler cehenneminin uslanmaz bir neferi olmuş çıkmışım. Oysa ki dil öğrenmek bu değilmiş.

İkinci olarak farkettiğim ise biz korkuyoruz arkadaşlar. Konuşmaktan, öğrenmekten korkuyoruz. Hatta bir yabancı arkadaşım neden Türkler biz konuşmaya başladığımızda kaçıyor dedi. Çünkü ingiliççe bacım diyemedim. Düşünün ki kızın bölümü ingiliz dili ve edebiyatı bir şey soruyorlar öyle bakıyor. Hayır herkes her şeyi bilemez ama Allah aşkına ben dansa gideceğim, hava bugün güneşli demeyi bil canına yandığım. Bir dene ya o ömrün boyunca kullanmayacağın çoğu şeyi ezberlemek yerine otur ve anlamayı dene. Sevmeyi dene. Neden bilmiyorum bu böyle ama bu duvarlarımızı yıkmamız veyahut oluşmasına hiç izin vermememiz gerekiyor. Çünkü bir kez izin verirsek yıkılması çok güç oluyor.

Neyse efendim ne diyordum. Evet… benim ingilizce serüvenimden bahsediyordum. Günler günleri kovaladı derken küçük yavru kartal artık yuvadan çıkmaya hazırdı :) Bugün diğer erasmus öğrencileri ile tanışıp sohbet ettim. Ve inanılmaz eğlendim.

Pahela Baishakh

Yukarıdaki resimde 5 farklı kültürden insanlar var. Ve toplanıp tek bir dilde sessiz sinema oynayabiliyoruz.(Ve oyun özürlüsü ben bir kelimeyi de doğru bilebiliyorum \o/) Bu muhtemeşem değil mi sence de. Hayat bazen çok keyifli olabiliyor. Tıpkı bugün olduğu gibi. Thanks God :)

Hee bir de öğrendiğim yeni bir şeyi paylaşayım. Bugün Bangladeş takviminde yeni yıl başlangıcı. Adına da Pahela Baishakh diyorlar. Kızların giyindiği kıyafetler gelenekselmiş. Normalde onlarla dolaşmıyorlar yani :)

Together

Yazıyı burada sonlandırırken eklemek isterim ki; yeni Bengali yılı hepimize sağlık ve huzur getirir umarım. Mutlu yıllar..

Sağlıcakla.