Hey! Ben Burdayım

2017, May 24    

Merhaba. Biliyorum çok uzun bir süredir blogum aktif değildi. Aklımda yazmak istediğim, anlatmak istediğim gazilyon tane şey vardı ama ben cesaret edip yazamadım. Daha doğrusu yazdım, sayfalarca hemde ancak paylaşma cesaretinde bulunamadım. Çünkü düşündüm ki insanlara ne benim içsel çıkarımlarımdan, hayattan aldığım derslerden, bu yazacaklarım onlara ne katacak ki, ya yazdıklarımı yargılarlarsa, peki ya beni yanlış anlarlarsa…. gibi gibi onlarca soru yığını altında ezildim. Bende paylaşmama seçeneğini seçtim. Oysaki bu blogu açmamın temel amacı ilerlememi kayıt altına almak ve insanlara faydalı olabileceğini düşündüğüm hertürlü bilgiyi paylaşmaktı. Geçmiş birkaç yazıma baktığımda ne ilerlememe dair bir şey görebiliyorum, ne de faydalı olduğunu düşündüğüm bilgiler. Kendi düşüncelerini yazmaktan neden bu kadar çekinir ki bir insan derseniz bunun bir kaç nedenini sıralayabilirim size.

Öncelikle insanlardı buna sebep olan. Suçlamak için söylemiyorum bunu kesinlikle, kendimi de bu topa dahil ederek anlatıyorum. Belki sen de farketmişsindir çok yargılayıcıyız toplum olarak. Nerede bir güzellik, farklılık var, hayır olamaz diyerek üstünü çiziyoruz. Ya da nerede bir insanın çabalamasına dair bir şey görsek hayır yapamazsın, sana göre değil bu işler, ayakların yere bassın azıcık deyip bir kalıba sokuyoruz o güzelim hayalleri. Buradan eleştiriye, insan fikrine karşı olduğum düşüncesi kesinlikle çıkmasın aksine eleştirinin kişiyi ne kadar geliştirdiğini düşünenlerdenim. Ama hadi itiraf edelim eleştirmiyoruz biz, yeriyoruz toplum olarak. İşte bende bundan nasibini alanlardanım. Gerek çevremdeki insanlardan, gerek ise sosyal medyadan. Buradan kalkıp meyve veren ağacı taşlarlar muhabbetine girmeyeceğim kesinlikle. Daha bir ağaç değilim çünkü, olsam olsam filizlenmeye çabalayan bir tohumumdur. Topraktan çıkmak için deli gibi çırpınan ancak bunu her denediğinde üzerine basılan bir tohum. Bu anlattıklarım paylaşmama engel üzerimde hissettiğim toplum ve insan baskılarıydı. Bir de kendimin kurduğu baskı var ki bu daha da fena.

Korkuyordum ben, oldukça fazla. Yapamayacaklarımdan korkuyordum hem de, henüz yapmamış olduklarımdan. Bunu böyle anlatmam bile garip ama kendimden korkuyordum ben, henüz başaramadıklarımdan. Böyle olunca da hiçbir şey yapmıyordum tabi. Düşünsenize önünüzde kocaman bir sonsuzluk var, elinizi uzatacağınız kadar yakın ama siz bunu yapmıyorsunuz. Hem bir engeldim kendime, hem de bir gidiş yolu. Ancak şimdi anlıyorum bu korkuyu, nedenlerini, kendimi, geleceğimi engelleyişimi, hayatımı… Henüz özgürleşmedim hayır henüz kanat çırpmaya bile hazır değilim ama şunu anladım başaramadıklarımdan korkmamalıyım, önce harekete geçmek zorundayım. Hayatta asla hata yapmak diye bir şey yok. Her hata yeni bir gelişimin habercisi. Ve ben bu hataları sonuna kadar kullanarak hayallerimin götürdüğü yere kadar gitmeye kararlıyım. Birgün buraya gerçekleşen hayallerimi tek tek yazacağım bütün korkularıma, baskılara inat. Bunları da seninle paylaşmak istedim. Çünkü ben burdayım.